İçeriğe geç

Kategoriler

Güneydoğu Anadolu HaberleriGaziantepŞanlıurfaDiyarbakırMardinBatmanSiirtŞırnakAdıyamanKilis
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu Haberleri
Güneydoğu Anadolu Rehber
  • Dolar 49,3452 ▲ %0,17
  • Euro 55,2735 ▼ %0,23
  • Sterlin 65,3398 ▼ %0,06
  • Gram Altın 6.654,63 ▲ %1,66
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,35 ▲ %2,76
  • Bitcoin 4.059.010 ▲ %0,82
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Siyasi Partiler

CHP Dış Politika Kurulu: "Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hakları korunmalı, Karadeniz'de Türk gemilerinin güvenliği sağlanmalı"

CHP Dış Politika Kurulu, 9 Ekim 2026 tarihli toplantısında Azerbaycan ile ilişkilerden Mekke Anlaşması'na, Körfez'deki çatışmalardan Karadeniz'de Türk ticaret gemilerinin güvenliğine, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinden Kıbrıs meselesine kadar yedi başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Kurul, Türkiye'nin deniz yetki alanlarının korunması, bölgesel geriliml

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dış Politika Kurulu, 9 Ekim 2026 tarihli toplantısında Türkiye'nin dış politikasını ve bölgesel güvenlik gelişmelerini değerlendirdi. Kurul tarafından yapılan açıklamada, Azerbaycan, Mekke Anlaşması, Suudi Arabistan-Husi çatışmaları, Körfez'deki gelişmeler, Karadeniz güvenliği, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında Türkiye'nin diplomatik ve stratejik çıkarlarına ilişkin görüşler paylaşıldı.

Kurul, bölgesel sorunların çözümünde diplomatik girişimlerin önemine işaret ederken, Türkiye'nin egemenlik haklarının, deniz yetki alanlarının ve uluslararası anlaşmalardan doğan yetkilerinin korunması gerektiğini belirtti.

"İki Devlet Tek Millet Prensibi Korunmalı"

CHP Dış Politika Kurulu, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geleneksel kardeşlik ve yakın iş birliği temelinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kurulun açıklamasında, "Azerbaycan ile ilişkilerin, geleneksel kardeşlik ve yakın iş birliği temelinde süreceğine ve 'iki devlet tek millet' prensibinin, anlayış birliği içinde korunacağına inanıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ortak anlayış ve karşılıklı dayanışma çerçevesinde devam etmesinin önem taşıdığı kaydedildi.

Mekke Anlaşması İçin TBMM ve Anayasa Vurgusu

CHP Dış Politika Kurulu, Mekke Anlaşması taslağının Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasına ilişkin gelişmeleri de değerlendirdi.

Kurul açıklamasında, "İki ay sonra da olsa, anlaşma taslağının önümüzdeki günlerde TBMM'ye getirilerek inceleme sürecinin başlayacağını duymaktan memnunuz." denildi.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesine ilişkin anayasal süreçlerin dikkate alınması gerektiğini belirten kurul, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Anayasamızın 90. ve 92. maddeleri sınırları içinde, konunun ancak Türkiye ve diğer imzacıların onay süreçlerinin tamamlanmasından sonra uygulanabilir hale getirilebileceği dikkatlerden uzak tutulmamalıdır."

Kurul, uluslararası anlaşmaların uygulanmasında TBMM'nin yetkileri ile anayasal yükümlülüklerin esas alınması gerektiğine işaret etti.

"Suudi Arabistan-Husi Çatışmaları Askeri Yöntemlerle Çözülemez"

Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmalara da değinen CHP Dış Politika Kurulu, askeri yöntemlerin kalıcı çözüm sağlamayacağı görüşünü dile getirdi.

Açıklamada, "Bu konunun, askeri yöntemlerle çözülemeyeceği tarih ve coğrafyadan alınmış örneklerle defalarca izlenmiştir." ifadeleri kullanıldı.

Bölgesel gerilimin azaltılması için diplomatik yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği belirtilerek, "Konuya ilişkin yapılabilecek yatıştırıcı destek, ancak ve sadece arka kapı diplomasisi yöntemiyle sağlanabilecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Kurul, Suudi Arabistan-Husi çatışmalarının Mekke Anlaşması taslağıyla ilişkilendirilmesini de eleştirdi.

Açıklamada, "Konunun Mekke Anlaşma taslağıyla ilişkilendirilmesi, yanıltıcı görülmeye devam etmektedir." denildi.

Körfez'de Seçim Dönemi İçin Provokasyon Uyarısı

CHP Dış Politika Kurulu, Körfez bölgesindeki güvenlik gelişmelerini değerlendirirken İsrail, ABD ve İran arasındaki gerilime dikkat çekti.

Kurul açıklamasında, "Bir yandan İsrail ve ABD'nin başlattığı İran Savaşı, çatışmasız da olsa devam ederken, diğer yandan her iki ülkede 27 Ekim ve 3 Kasım'da seçimler yapılması planlıdır." ifadelerine yer verildi.

Seçim dönemlerinin bölgesel güvenlik açısından hassasiyet taşıdığına işaret eden kurul, olası provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, "Seçimlerin yaklaştığı bu dönemde, güvenlik odaklı provokasyonlara ve sahte bayrak operasyonlarına karşı azami teyakkuz halinde bulunulmasının önem taşıdığı değerlendirilmektedir." denildi.

"Karadeniz'de Türk Ticaret Gemilerinin Kayıpları Azaltılmalı"

Karadeniz'deki savaş koşullarının Türk ticaret gemileri ve denizciler üzerindeki etkileri, kurulun gündemindeki başlıklardan biri oldu.

CHP Dış Politika Kurulu, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta karşılıklı güç kullanımının ticari deniz ulaşımını tehdit ettiğini belirtti.

Açıklamada, "Savaşanların karşılıklı ve ayrım gözetmeden güç kullanması, Türk ticaret gemilerinin (Türk bayraklı-Türk sahipli) artan şekilde zarar görmesine ve denizcilerin hayatının kaybedilmesine yol açmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Kurul, Türk ticaret gemilerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla Rusya ve Ukrayna nezdinde diplomatik uyarıların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Türk Gemileri İçin Alternatif Seyir Güzergâhı Önerisi

CHP Dış Politika Kurulu, Karadeniz'deki risklerin azaltılması amacıyla Türk ticaret gemilerinin kullanabileceği güzergâhlara ilişkin önerisini de paylaştı.

Kurul, Türk gemilerinin fiili savaş sahasına girmemesi ve Romanya'dan geçen enlemin kuzeyine çıkmaması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, "Türk ticaret gemilerinin fiili harp sahasına girmeden, (Romanya'dan geçen enlemin kuzeyine hiçbir şekilde geçmeden), mesela seyrüseferde münhasıran Kerempe Burnu ile Sivastopol'ü birleştiren kuzey-güney hattının doğusu ile karasularımızı kullanmalarının, kayıpları büyük ölçüde azaltabileceği değerlendirilmiştir." denildi.

Kurul, bu yaklaşımın Türk denizcilerinin can güvenliği ve ticaret gemilerinin korunması bakımından önem taşıdığını kaydetti.

"Great Sea Interconnector Yalnızca Bir Elektrik Projesi Değildir"

CHP Dış Politika Kurulu, Yunanistan'ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail'e bağlaması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantısı projesini de değerlendirdi.

Kurul, projenin yalnızca enerji altyapısı açısından ele alınamayacağını, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları bakımından da önem taşıdığını bildirdi.

Açıklamada, "Yunanistan'ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail'e bağlaması planlanan Great Sea Interconnecter (GSI) elektrik kablosu projesi, yalnızca teknik bir elektrik bağlantısı projesi olarak değerlendirilmemekte olup; deniz yetki alanlarımızı ilgilendiren ulusal bir konudur." ifadeleri kullanıldı.

"Türkiye'nin Kıta Sahanlığında Mutabakat Sağlanmalı"

CHP Dış Politika Kurulu, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinde Türkiye'nin kıta sahanlığından kaynaklanan haklarının korunması gerektiğini vurguladı.

Kurul açıklamasında, "GSI projesinde, Ankara'nın diplomatik tutumu ve Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin kıta sahanlığı içindeki deniz tabanında gerçekleştirilecek her türlü faaliyette, Türkiye ile mutabakatın sağlanması, Mavi Vatan'daki çıkarlarımızın korunması açısından önemli olup desteklenmektedir." denildi.

Kurul, Ankara'nın söz konusu projeye ilişkin diplomatik yaklaşımına destek verdiğini ifade ederek, Türkiye'nin deniz yetki alanlarını ilgilendiren faaliyetlerde mutabakatın esas alınması gerektiğini bildirdi.

"Kıbrıs Müzakereleri İki Eşit Devlet Arasında Yürütülmeli"

CHP Dış Politika Kurulu, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmesinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki askeri gelişmelere dikkat çekti.

Kurul, Kıbrıs Adası'nda 52 yıldır devam ettiğini belirttiği barış ve sükûnet ortamının korunması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, "Kıbrıs'taki toplumlar arası müzakerelerin, entelektüel beyin jimnastiği ötesinde fayda sağlaması bekleniyorsa iki eşit devlet arasında yürütülmesi başlangıç şartı karşılanmalıdır." ifadeleri kullanıldı.

Kurul, müzakerelerin somut ilerleme sağlayabilmesi için iki eşit devlet temelinin başlangıç koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

Güney Kıbrıs'a Askeri Destek Sağlayan Ülkelere Diplomatik Uyarı Çağrısı

CHP Dış Politika Kurulu, Güney Kıbrıs'a yönelik askeri destek girişimlerine ilişkin diplomatik adımlar atılması gerektiğini de belirtti.

Açıklamada, "Güney Kıbrıs'ta silahlı destek sağlama girişimlerini somutlaştıran, gerçekte Kıbrıs garantörü de olmayan üç devlet nezdinde gerekli uyarıcı diplomatik girişimlerin yapılması uygun olacaktır." denildi.

Kurul, Kıbrıs'ta güvenlik dengesini etkileyebilecek askeri faaliyetlere karşı Türkiye'nin diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini ifade etti.

"Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ı Savunma İradesi Azalmayacak"

CHP Dış Politika Kurulu, Kıbrıs konusundaki değerlendirmesini Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'a ilişkin güvenlik yaklaşımına vurgu yaparak tamamladı.

Kurul açıklamasında, "Askeri-folklorik desteklerle, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuzey Kıbrıs'ı savunma azim ve iradesinin azalmayacağı ayrıca not edilmelidir." ifadelerine yer verildi.

CHP Dış Politika Kurulunun 9 Ekim 2026 tarihli değerlendirmelerinde, Türkiye'nin bölgesel güvenlik çıkarlarının korunması, uluslararası anlaşmalarda anayasal süreçlere uyulması, Karadeniz'de deniz ticaretinin güvenliği, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları ve Kıbrıs'ta iki eşit devlet yaklaşımı öne çıkan başlıklar oldu.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…