İçeriğe geç
  • Dolar 49,3444 ▲ %0,13
  • Euro 55,3332 ▲ %0,06
  • Sterlin 65,4491 ▲ %0,28
  • Gram Altın 6.639,10 ▼ %0,09
  • Çeyrek Altın 10.841,11 • %0,00
  • Gümüş 96,57 ▲ %0,20
  • Bitcoin 4.139.520 ▲ %1,26
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Sağlık

Sağlık Bakanı harikalar diyarında

Sağlık Bakanlığı her yıl sonuna doğru bir önceki yıla ait Sağlık İstatistikleri Yıllığı yayınlar. Ortalama birkaç yüz sayfa civarındaki Yıllıkta genel demografik göstergelerden ölüm ve hastalık istatistiklerine, yıllara ve hizmet kapsamına göre hekime müracaat sayılarından ameliyat sayılarına, ilaç istatistiklerinden yüz bin kişiye düşen hekim, eczacı, diş hekimi, ebe, hemşire sayılarına kadar bir dizi gösterge tablolar, şekiller, haritalarla yer alır.

Sağlık İstatistik Yıllıkları sağlık ekonomisiyle, sağlık politikalarıyla ilgilenenler için son derece değerli yayınlardır. Yalnız artık her türlü verinin bilgisayar ortamında bulunduğu günümüzde bu bilgileri açıklamak için neden bir sonraki yılın Aralık ayını beklemesi haklı olarak eleştirilere yol açar.

Bakanlık da bu eleştirileri karşılamak ister gibi birkaç ay öncesinde bir Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni yayınlar. Bu bültenler genellikle on, on beş sayfa kadar tutar ve asıl Yıllıkta yer alacak bilgilerin çok azına yer verilir. Gene de ilgilisi için önemlidir.

***

Bu yılki Haber Bülteni Eylül ayının son günü yayınlandı.

Geçtiğimiz yılın sağlık verilerinin bütününe yönelik değerlendirmeyi asıl Yıllık yayınlanacağı zamana bırakıp bu yazıda Bültende yer alan Tablo 15 üzerine yazmak istiyorum.

Söz konusu tablo "Kurum Türlerine Göre Toplam ve Kişi Başı Hekime Müracaat Sayısı, Tüm Sektörler, 2025" başlığını taşıyor.

AKP'nin iktidarı devraldığı 2002 yılında hekime müracaat sayısı yaklaşık 209 milyondu. İlk kez 2023 yılında 1 milyarı aşmıştı. Geçen sene 1 milyar 138 milyonu bulmuş. Yani AKP iktidarı döneminde dört kattan fazla, yaklaşık yüzde 444 artmış.

Bir başka hesaplamayla AKP'nin iktidara geldiği yıl Türkiye'de bir vatandaş yılda ortalama 3.1 defa bir hekime müracaat ediyordu. Bu sayı aradan geçen süre zarfında sadece COVID-19 Pandemisinin patladığı 2020 yılında düştü. Bir sonraki yıl ise tekrar artıp 2019 yılının üzerine çıktı.

O günden bu yana da gene düzenli olarak artmaya devam etti ve 2024'te 12,2 olan Kişi Başı Hekime Müracaat Sayısı kendi rekorunu egale edip 2025'te 13.2 oldu.

***

Peki bu artış kurumlara göre nasıl olmuş, ona da bir bakalım.

Sağlık Bakanlığı hastanelerine müracaatlar 2002'den 2025 yılına kadar yaklaşık 110 milyondan 538 milyona çıkmış. Yani yüzde 390, yaklaşık dört kat artmış.

Üniversite hastanelerine müracaatlar 2022 yılında 9 milyonu bulmazken geçen yıl 52 milyonun üzerine çıkmış. Yani, muhtemelen özel tıp fakültelerinin de yaygınlaşmasının etkisiyle yaklaşık beş kat artmış.

Peki özel hastane müracaatları nasıl olmuş?

AKP'nin iktidarı devraldığı yıl özel hastanelere müracaat eden hasta sayısı 6 milyonu bile bulmazken yüzde bin artışla geçtiğimiz yıl 66 milyona yaklaşmış.

Birileri özel hastane patronlarına "Yürü ya kulum!" demiş, onlar da pastanın kremasını kepçeyle sıyırmaya devam etmiş.

***

Şimdi de bu artışın basamaklara nasıl yansıdığına bakalım.

AKP iktidara geldiğinde ağırlıkla sağlık ocaklarından oluşan birinci basamak sağlık kurumlarında yaklaşık 75 milyon muayene yapılmıştı. Şimdilerde ağırlıkla aile hekimliklerinden müteşekkil birinci basamakta 2025 yılındaki muayene sayısı 470 milyonu geçmiş. Yani yaklaşık beş kat artmış.

İkinci ve üçüncü basamaklardaki müracaat sayıları ise 2002 yılında 134 milyonun biraz üzerinde iken 2025 yılında 668 milyona ulaşmış. Yani artış yaklaşık dört kat olmuş.

Bu sayılar Sağlık Bakanlığının hasta yükünü yıllardır istiap haddini aşan hastanelerden aile hekimliklerine doğru yönlendirdiğini açık olarak gösteriyor.

Öte yandan hani sağlık ocakları verimsiz oldukları, çalışmadıkları bahanesiyle kapatılırken "Hastaların yüzde 70-80'ini aile sağlığı merkezlerinde tedavi edeceğiz, böylece hastanelerin yükü de azalacak." denilmişti ya, ona da bir bakalım.

AKP'nin iktidarı devraldığı 2002 yılında her yüz muayeneden yaklaşık 64'ü ikinci ve üçüncü basamakta, yaklaşık 36'sı ise birinci basamakta yapılmıştı. Aynı rakamlar geçen sene yaklaşık yüzde 59 ve yüzde 41 olmuş. Yani aradan geçen bunca yılda birinci basamakta müracaatlar oran olarak ancak yüzde 5 artmış.

Kısacası, birinci basamak sağlık kurumlarının yükü beş kat artmış ama AKP'nin Aile Hekimliği Türkiye Modeli kendisine konulan hedefin yanına değil yakınına bile yaklaşamamış.

***

Son olarak da AKP döneminde sağlıktaki bu devasa iş yükü artışının sağlık emekçilerine nasıl yansıdığına göz atalım.

Bunun için bir dizi göstergeye bakmak, bir dizi hesap yapmak gerekir ama ben şimdilik sadece Haber Bülteninde yer alan toplam hekim ve toplam sağlık çalışanı sayıları üzerinden kaba bir karşılaştırma yapmakla yetineceğim.

Türkiye'de 2022 yılında gerek devlet gerekse özelde toplam doktor sayısı yaklaşık 92 bin, toplam sağlık çalışanı sayısı ise yaklaşık 380 bin kadardı. Sene 2025 olduğunda doktor sayısı 232 bin, toplam sağlık çalışanı sayısı ise 1 milyon 440 bine çıkmış.

Kabaca doktor sayısı yüzde 240, toplam sağlık çalışanı sayısı ise yüzde 280 civarında artmış.

Sadece yıllık hekime müracaat sayılarının yüzde 444 arttığını göz önüne aldığımızda bile sonuç ortada.

Bir yandan sağlık sistemi rekora doymuyor, öte yandan olan beş dakikalık muayene için günlerce hastane hastane dolaşan hastalarla bu sistemin altında her geçen gün daha fazla ezilen sağlık çalışanlarına oluyor.

***

Peki bu arada Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ne yapıyor dersiniz?

Geçen gün Urla'daki dünyada ayakta kalmayı başarmış, tescilli üç karantina adasından biri olan Klozamenai Adası'nda televizyonlara röportaj vermiş.

"Sağlıkta artık en üst ligdeyiz. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan ülkelerinden biriyiz." demiş!

Belli ki Ada'nın tarihi ve doğal güzelliği, Urla'nın hoş kokulu meltem havası başına vurmuş.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…