İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.062.048 ▼ %1,27

Futbol

TFF'den istifa eden Lale Cander'den İbrahim Hacıosmanoğlu'na sert sözler, 'Bugün seçim olsa 30 oy alamaz'

Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanvekili Lale Cander, Yönetim Kurulu üyeliğinden de istifa etti. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nu vizyonsuzluk, nepotizm ve liyakatsiz kadrolaşmayla eleştiren Cander, "TFF kimsenin aile şirketi değildir" dedi. Kendisine verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasının yönetim içindeki muhalefeti susturmaya yönelik oldu

TFF'den istifa eden Lale Cander'den İbrahim Hacıosmanoğlu'na sert sözler, 'Bugün seçim olsa 30 oy alamaz'

Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanvekili Lale Cander, Yönetim Kurulu üyeliğinden de istifa etti. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nu vizyonsuzluk, nepotizm ve liyakatsiz kadrolaşmayla eleştiren Cander, "TFF kimsenin aile şirketi değildir" dedi. Kendisine verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasının yönetim içindeki muhalefeti susturmaya yönelik olduğunu savunan Cander, Hacıosmanoğlu için "Bugün yeniden sandık kurulsa 30 oy alamaz" ifadelerini kullandı.

Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) dikkat çekici bir istifa yaşandı. 2024 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu'nun listesinden yönetime giren, TFF Başkanvekilliği ve İcra Kurulu üyeliği görevlerinde bulunan Lale Cander, Yönetim Kurulu üyeliğinden de ayrıldı.

Aynı zamanda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı olan Cander, istifasının ardından Hacıosmanoğlu yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

TFF yönetimindeki iki kadın üyeden biri olan Cander, federasyonda geçirdiği dönemi vizyonsuzluk, nepotizm ve Türk futbolu açısından kaçırılan reform fırsatlarıyla değerlendirdi.

REFORM İÇİN YOLA ÇIKTIK, İÇ HESAPLAŞMALAR BAŞLADI

2024 yılında Türk futbolunda köklü değişiklikler yapmak amacıyla yola çıktıklarını belirten Cander, seçimden kısa süre sonra yönetim anlayışında ciddi sorunlar yaşanmaya başladığını söyledi.

Cander, "Türk futbolunda büyük bir reform yapmak için yola çıktık. Ancak reformların yerini zamanla dar bir akraba çevresiyle yönetim, iç hesaplaşmalar ve dedikodular aldı. Ben buna itiraz ettim" dedi.

Bu itirazlarının ardından Ekim 2024'te TFF Başkanvekilliği ve icrai görevlerinden ayrıldığını hatırlatan Cander, yönetimin daha sonra kendisinin görevden alındığını öne sürdüğünü belirtti.

Söz konusu süreçle ilgili yargı yoluna başvurduğunu ifade eden Cander, genel kurul tarafından seçilmiş bir Yönetim Kurulu üyesi olarak Türk futboluna katkı sağlayabileceği düşüncesiyle üyeliğini sürdürdüğünü anlattı.

"TFF BİR AİLE ŞİRKETİ DEĞİLDİR"

Cander'in Hacıosmanoğlu yönetimine yönelttiği en önemli eleştirilerden biri de federasyondaki kadrolaşma oldu.

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni Abdullah Ayaz'ın Genel Sekreterlik görevine getirilmesini eleştiren Cander, Hacıosmanoğlu'nun bu akrabalık ilişkisini kamuoyu önünde kabul ederek atamayı savunduğunu hatırlattı.

Basına yansıyan haberlerde Hacıosmanoğlu'nun kayınbiraderi Muhammet Akçay'ın da millî takımlarla ilgili bir görev üstlendiğine ilişkin iddialar bulunduğunu belirten Cander, federasyon yönetiminde liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini söyledi.

Cander, "TFF bir aile şirketi değildir. 85 milyonluk bir ülkede futbol federasyonunun yönetiminde akrabalık ve yakın çevre ilişkilerinin bu kadar konuşulması normal değildir. Böyle bir yapıda liyakat ve bağımsızlık sorularının sorulması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.

Cander, yönetimdeki iş bölümüne ilişkin tartışmalar sırasında benzer sorunları fark eden Bayram Saral'ın da Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa ettiğini hatırlattı.

"2,5 YILLIK CEZA BENİ PASİFİZE ETMEYE YÖNELİK"

Cander, kendisine verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasına da tepki gösterdi.

Cezanın ölçüsüz olduğunu savunan Cander, iki Yönetim Kurulu üyesi arasındaki kişisel bir anlaşmazlığın disiplin sürecine dönüştürüldüğünü ileri sürdü.

Cander, "Yönetim içerisinde itiraz eden bir ismin pasifize edilmek istendiğini düşünüyorum. Başkanvekili ve aynı zamanda başkanın şahsi ceza avukatı Fuat Göktaş'ın etkin olduğu hukuk yapılanması ile etik ve disiplin mekanizmalarının bu süreçte nasıl kullanıldığı hukuken denetlenmelidir" dedi.

Disiplin sürecinin asıl nedeninin federasyon yönetimindeki uygulamalara karşı çıkması olduğunu savunan Cander, özellikle Abdullah Ayaz'ın tutum ve davranışlarına sessiz kalmadığı için hedef alındığını ileri sürdü.

Cander, söz konusu cezaya karşı Türk yargısına başvurduğunu ve hukuki mücadelesini sürdürdüğünü belirterek FIFA ve UEFA nezdinde de girişimlerde bulunduğunu ifade etti.

PLATINI ÖRNEĞİNİ VERDİ

Kendisine verilen cezayı uluslararası futbol hukukundaki örneklerle karşılaştıran Cander, eski UEFA Başkanı Michel Platini'nin disiplin sürecine dikkat çekti.

Platini'nin yolsuzluk iddialarıyla bağlantılı disiplin dosyasında dört yıllık hak mahrumiyeti cezası aldığını hatırlatan Cander, kendisine ise federasyondaki bir başka üyeyle yaşadığı kişisel anlaşmazlık gerekçe gösterilerek 2,5 yıl ceza verildiğini söyledi.

Cander, bu kararın orantısız olduğunu savunarak TFF'nin disiplin ve hukuk mekanizmalarının işleyişinin bağımsız biçimde denetlenmesi gerektiğini ifade etti.

"TÜRK FUTBOLUNUN ZAMANINI KAYBETTİK"

Federasyondaki yönetim tartışmalarının Türk futbolunun temel sorunlarının çözümünü engellediğini savunan Cander, reform fırsatlarının değerlendirilemediğini söyledi.

Hakemlik sistemi, kulüplerin mali yapısı, altyapı, amatör futbol, kadın futbolu, bahisle mücadele ve bağımsız hukuk kurullarının oluşturulması gibi alanlarda önemli adımlar atılması gerektiğini belirten Cander, şöyle konuştu:

"Önümüzde hakemlik sistemi, kulüplerin mali yapısı, altyapı, amatör ve kadın futbolu, bahisle mücadele ve bağımsız hukuk kurulları gibi devasa sorunlar vardı. Biz bunlarla uğraşacağımıza kendi içimizdeki insanlarla uğraştık. Küçük hesaplaşmalarla Türk futbolunun zamanını kaybettik."

"BUGÜN SANDIK KURULSA 30 OY ALAMAZ"

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun 2024 yılındaki seçimleri çok az farkla kazandığını hatırlatan Cander, mevcut yönetimin futbol kamuoyundaki desteğini büyük ölçüde kaybettiğini iddia etti.

Cander, "Bugün yeniden sandık kurulsa 30 oy alamaz; adaylık için gerekli desteğin ve imzaların dahi toplanıp toplanamayacağı tartışılır" dedi.

"BENİM MESELEM KOLTUK DEĞİL"

Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etme kararını da değerlendiren Cander, federasyonda kalmasının artık Türk futboluna fayda sağlamayacağı kanaatine vardığını söyledi.

Cander, ayrılık kararını şu sözlerle açıkladı: "Benim meselem koltuk değil. İçeride kalıp yanlış gördüğüm şeylere itiraz ettim. Artık bunun Türk futboluna faydası kalmadı. TFF kimsenin aile şirketi değildir. Kurumsallık, liyakat ve bağımsız hukuk olmadan Türk futbolunda reform yapılamaz."

patronlardunyasi.com

Kaynak: Patronlardunyasi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…