İçeriğe geç
  • Dolar 49,5780
  • Euro 55,6191
  • Sterlin 66,2813
  • Bitcoin 4.090.450 ▲ %0,75

Dünya

Trump, İran'a yönelik 'Bombaların Anası' planını yalanlamadı: Nükleer değil dedi, kullanımı meşrulaştırmaya çalıştı

Trump, İran'a yönelik 'Bombaların Anası' planını yalanlamadı: Nükleer değil dedi, kullanımı meşrulaştırmaya çalıştı

ABD basını, Washington'ın İran'ın enerji altyapısı ve nükleer tesislerine yönelik saldırılarda MOAB'ı kullanmayı planladığını yazdı. İddiayı reddetmeyen Trump ise silahın 'nükleer olmadığını' vurgulayarak olası saldırıyı meşrulaştırmaya girişti.

ABD basını, Washington yönetiminin İran'ın enerji altyapısı ve nükleer tesislerine yönelik olası yeni askeri saldırılarında, envanterindeki en büyük nükleer olmayan bomba olan ve 'tüm bombaların anası' olarak adlandırılan GBU-43/B Kitlesel Mühimmat Hava İnfilak Bombası'nı (MOAB) kullanmayı planladığını öne sürdü. İddiayı yalanlamayan ABD Başkanı Donald Trump ise bu silahın 'nükleer olmadığını' ve 'konvansiyonel' niteliğini öne çıkararak olası kullanımı meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar yaptı.

SoL'da yayınlanan habere göre, CNN'in konuyla ilgili bilgi sahibi ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ordusunun Başkan Trump'ın yeniden askeri saldırı emri vermesi halinde İran'ın enerji altyapısına ve nükleer tesislerine karşı MOAB'ı kullanmayı da içerebilecek saldırı planları geliştirdiği belirtildi. Çatışmaların duraksadığı bir dönemde ABD envanterindeki nükleer olmayan en büyük bombanın gündeme getirilmesi, uzmanlar ve yetkililer tarafından savaşta çok ciddi bir tırmanma adımı olarak nitelendiriliyor.

CNN'e konuşan kaynaklar, bu bombanın kullanılması halinde etki ettiği alan üzerinde yıkıcı etkiler yaratacağını, ancak bu etkinin büyük olasılıkla yalnızca yüzey seviyesinde kalacağını ifade etti. Plandaki en büyük tehlikelerden birini ise sivil yerleşimler oluşturuyor. Bombanın devasa patlama yarıçapı, özellikle sivil nüfusun yoğun olduğu alanların ve askeri olmayan tesislerin yakınında bulunan İran altyapı hedeflerini vurmak için kullanılması durumunda, sivil kayıplara yol açma ihtimalini kesin olarak artıracak.

Haberde ayrıca Trump'ın özel görüşmelerinde Washington'ın yenilmezliğini kanıtlayacak 'kesin' bir savaş sonu arayışında olduğu ve bu bombayı İran'ın direncini kırmak amacıyla bir psikolojik silah olarak kullanmayı seçebileceği yorumu yapıldı. Buna karşın bizzat Trump yönetimi içinde ve askeri planlama görüşmelerine yakın yetkililer arasında, böyle bir adımın ne kazandıracağına dair kuşkular sürüyor. Hem CNN'e hem de Al Jazeera'ye konuşan askeri planlama süreçlerine yakın yetkililer, İran'ın nükleer kapasitesini imha etmek de dahil olmak üzere bombanın Washington'ın 'stratejik hedeflerine' ulaşmadaki etkinliği konusunda soru işaretlerinin devam ettiğini söyledi.

Amerikan medyasında ABD ordusunun İran'a karşı 'Bombaların Anası'nı kullanma seçeneğini değerlendirdiğine ilişkin haberlerin yayılmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Newsmax'e yaptığı açıklamada iddialar hakkında konuştu. Yönetiminin söz konusu bombayı İran'a karşı kullanmayı değerlendirdiğine dair haberleri reddetmeyen Trump, bombanın ABD'deki ara seçimlerin ardından kullanılabileceğine ilişkin iddialar sorulduğunda silahın yıkıcı etkisini tartışmak yerine nükleer olmadığının altını çizdi.

İran'a karşı nükleer silah kullanmayı düşünmediğini ve Washington'ın buna ihtiyaç duymadığını belirten Trump, 'Bombaların Anası' olarak bilinen mühimmatın nükleer değil, konvansiyonel bir silah olduğunu vurguladı. Silahın nükleer olmadığını röportaj boyunca yineleyen ABD Başkanı, şu ifadeleri kullandı: 'Bombaların Anası çok büyük bir bomba ama nükleer değil. Nükleer silah kullanmam. Buna gerek yok.'

ABD'nin cephaneliğindeki en büyük nükleer olmayan bomba konumundaki GBU-43/B MOAB, İran'a karşı devam eden savaşta şimdiye kadar hiç kullanılmadı. Trump'ın silahı 'konvansiyonel' olması üzerinden normalleştiren bu açıklamaları, savaşta tehlikeli bir tırmanışın kapısını aralayan siyasi bir zemin yoklaması niteliği taşıyor.

Tam adı 'GBU-43/B Kitlesel Mühimmat Hava İnfilak Bombası' olan ve kısaca MOAB olarak adlandırılan mühimmat, ABD ordusunun nükleer olmayan en yüksek tahrip gücüne sahip silahı konumunda bulunuyor. Yaklaşık 8,5 ton yüksek patlayıcı içeren MOAB, toplamda 9,8 ton ağırlığa sahip. Bu da yaklaşık dört sedan otomobilin toplam ağırlığına denk geliyor. 9 metreyi aşan boyuyla küçük bir yat uzunluğunda olan bomba, devasa boyutları nedeniyle hayalet bombardıman uçaklarına sığmıyor ve tipik olarak Lockheed C-130 Hercules kargo uçaklarından bırakılıyor.

İlk kez 2002 ile 2003 yılları arasında üretilen ve 12 patlama testinden geçirilen bombanın 'tüm bombaların anası' lakabı, eski Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in 1991 Körfez Savaşı sırasında kullandığı 'tüm muharebelerin anası' ifadesine dayanıyor. ABD, MOAB'ı şimdiye kadar yalnızca bir kez, 2017 yılında Afganistan'da IŞİD'in Horasan yapılanmasına ait bir mağara ve tünel kompleksine düzenlenen saldırıda kullandı. Afgan makamları patlamada 94 IŞİD militanının öldüğünü ve hiçbir sivilin zarar görmediğini iddia etse de bölgeden sivil kayıplar yaşandığına dair doğrulanmamış yerel raporlar geldi ve patlama nedeniyle çok sayıda ev yerle bir oldu.

Yere çarpmasına gerek kalmadan, yüzeyin birkaç metre yukarısında infilak edecek şekilde tasarlanan MOAB, patladığı anda ölümcül ateş dalgaları yayarak binaları, mağara girişlerini ve diğer sert yüzeyli yapıları ortadan kaldırıyor. Al Jazeera'ye konuşan askeri uzman Albay Nidal Ebu Zeyd, bombanın patlamak için çarpma gerektirmediğini ve devasa patlamasının 1 kilometrelik yarıçap içindeki yerüstü yapıların tamamını yok edeceğini belirtti. Ebu Zeyd'e göre ABD, yüksek patlayıcılı bu bombayı İran'ın yerüstündeki kara kuvvetleri mevzilerini tamamen imha etmek ve Trump'ın daha önce vurmakla tehdit ettiği Kazma Dağı dahil olmak üzere yeraltı tesislerine ulaşmak amacıyla kullanmayı hedefleyebilir.

Buna karşın Brüksel merkezli askeri uzman Elijah Magnier, bombanın etki yarıçapının ve yıkım düzeyinin kullanıldığı arazi yapısına ve bölgedeki nüfus yoğunluğuna büyük ölçüde bağlı olduğuna dikkat çekiyor. İran'ın Fordo nükleer kompleksi ve Kazma Dağı'nda inşası süren tesis gibi ABD'nin hedef almak isteyebileceği nükleer noktaların ağır biçimde tahkim edilmiş ve yerin çok altına gömülmüş olduğunu hatırlatan Magnier, MOAB'ın derin yeraltı hedeflerine karşı etkili olmayabileceğini vurguladı: 'Bu bombanın amacı, bir yüzey alanı boyunca olağanüstü güçlü bir patlama yaratmaktır. Büyük patlayıcı yükü, açıkta bulunan personel, ekipman ve savunmasız yapılara karşı yıkıcı patlama etkileri üretebilir. Afganistan operasyonu, bu silahın mağara ve tünel mevzilerine karşı amaçlanan kullanımını gösteriyor; her türlü yeraltı tesisini imha etme kabiliyetini göstermiyor.'

Patlama dalgası yeraltına ulaşabilse de MOAB, 'sığınak delici' bombalar gibi derin beton katmanlarını veya dağ kayalarını delip geçmek üzere tasarlanmış bir mühimmat değil. Magnier'e göre aynı zamanda İran'da nükleer tesislerin bulunduğu bölgelere bu bombayı taşıyacak C-130 kargo uçaklarını konuşlandırmak da operasyonel açıdan oldukça güç. Bu tür zorlu arazilere ve hava savunma ortamına daha uygun olan hayalet bombardıman uçakları ise bu büyüklükte bir bombayı taşıyamıyor.

Bombanın kullanılmasının İran'ı herhangi bir taviz vermeye zorlamaksızın yalnızca altyapıyı tahrip edeceğini ve 'gösterişli bir olayı' Washington için neredeyse hiçbir siyasi sonuç üretmeyen bir hamleye dönüştürme ihtimali olduğunu belirten Magnier, tabloyu şu sözlerle özetledi: 'Kullanımını savunan herhangi bir komutana soracağım soru basittir: Bu silah, mevcut başka bir silahın başaramayacağı neyi başaracak ve bu sonuç ulaşılabilir bir siyasi çözümü nasıl ilerletecek? Eğer yanıt patlamanın gösterişi etrafında şekilleniyorsa, bu öneri askeri bir stratejiden ziyade siyasi bir tiyatro olarak daha güçlüdür.'

TürkAta Haber Ajansı
Güneydoğu Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…